İYİ BAYRAMLAR... 


 

 

 

Çalışma arkadaşları arıyoruz..

Şanlıurfa, Erzincan, Adıyaman şantiyelerimizde çalışacak C sınıfı İSG uzmanları alınacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 


 

FİRMAMIZDA GÖREVLENDİRİLMEK ÜZERE VAN-ŞANLIURFA-MALATYA'DA ÇALIŞABİLECEK C SINIFI İSG UZMANI ARANMAKTADIR.BAŞVURMAK İSTEYENLER İNTERNET SİTEMİZDEN KURUMSAL-İNSAN KAYNAKLARI BÖLÜMÜNDE YER ALAN İŞ BAŞVURU FORMUNU e-mail YOLUYLA BİZE ULAŞTIRMALARI GEREKMEKTEDİR.


                            SOMA MADEN OCAĞINDA YAŞANAN KAZADA HAYATINI KAYBEDENLERE


                                       ALLAH'TAN RAHMET,AİLELERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ...

 


 

 


 

 


 

 

 

 

AMAÇ:

  • Sağlıklı ve güvenli ortamda çalışma hakkı en temel insan haklarından biridir. İş sağlığı ve güvenliğinde temel amaç; çalışma yaşamında çalışanların sağlığına zarar verebilecek etkenlerin önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına yakalanmadan, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, çalışanların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunmasıdır.
  • ILO rakamlarına göre; Dünya’da 1,2 milyarı kadın olmak üzere 3 milyar civarında işgücü bulunmaktadır. Dünya’da; her 15 saniyede 1, her gün yaklaşık 6 bin işçi iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Her yıl yaklaşık 360 bin kişi iş kazası, 1 milyon 950 bin kişi ise meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirmektedir.
  • Dünyada çalışma barışını, çalışanların iş ve sosyal hayatlarını, ülke ve bölge ekonomilerini olumsuz yönde etkileyen iş kazaları ve meslek hastalıkları, iş sağlığı ve güvenliği disiplinine küresel bir farkındalık kazandırmıştır.
  • Son birkaç yüzyıldır çalışma hayatındaki değişime uygun olarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamının da değiştiği bilinmektedir. Günümüzde, iş sağlığı ve güvenliği konusu; tüm ilgili tarafların ortak çabası ile çağdaş nitelikte önleyici ve koruyucu hizmetlerin esas alındığı bir sistem yaklaşımı olarak ele alınmaktadır.
  • Bu çerçevede kıtalararası bilgi alışverişi, iş birliği ve paylaşımı sağlamak amacıyla “İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” temalı 7. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı, 5-7 Mayıs 2014 tarihlerinde düzenlenecektir. Konferans; taşeronluktan, özel politika gerektiren çalışanlara, ergonomiden psikolojik risk faktörlerine kadar değişik alanlarda 56 konu başlığı içermektedir.
  • Bu konferans İSG’yi teşvik etmeyi hedefleyen yeni bilgi ve uygulamaların paylaşıldığı bir forumun sağlanması; iş birliği ağları, ortaklıkları kurmak ve ilgili taraflar arasındaki ortaklıkları güçlendirmek; İSG alanındaki bilgilerin geliştirilmesi, stratejilerin ve iyi uygulamaların paylaşımı için bir platform oluşturmak adına çok önemli bir fırsat olacaktır.
TARİHÇE:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı ilk olarak 2001 yılında Ankara’da gerçekleştirilmiştir. 

2014 yılında İstanbul’da yedincisinin düzenleneceği konferans ile dünyanın birçok yerinden alanlarında öncü akademisyenler ve uzmanlar, çalışma hayatı ile ilgili taraflar ve öğrenciler bir araya gelerek “İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi” olarak belirlenen genel başlık altında bilgi, deneyim ve iyi uygulama örneklerini paylaşma imkanı bulacaklardır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğini yaptığı son altı Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı aşağıda listelenmiştir. 

-VI. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı (19. İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi Kapsamında)
11-15 Eylül 2011 – İstanbul, TürkiyE
-V. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı
1-3 Kasım 2008 – İstanbul, Türkiye
-IV. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı
15-17 Kasım 2005 – Ankara, Türkiye
-III. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı,
13-15 Ekim 2003 – Ankara, Türkiye
-II. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı
9-11 Ekim 2002 – Ankara, Türkiye
-I. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı
7-11 Mayıs 2001 – Ankara, Türkiye
 

 

İş Kazalarında Avrupa’da Birinciyiz

 Ülkemizde her geçen yıl artan iş kazalarının önüne geçmemiz gerekir. 

İşçilerin ve çalışanların yasalarda var olan sendikal hakları ve iş güvenliği ile ilgili haklar yeterince kullanılmıyor.

İş yerlerinde iş güvenliğinin sağlanamayışı ve işçilerin tedbirsizliği yüzünden iş kazaları meydana geliyor.

İş kazalarının yüzde 72'sinin 50'den daha az işçi çalıştıran işyerlerinde meydana geldiği vurgulanan araştırmalarda, iş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşturulduğu ve koruyucu cihazların bulundurulduğu işyerlerinde kazaların daha az olduğu ortaya çıkıyor.

Kazaların daha çok sabah saatlerinde ve en çok maden, inşaat, tekstil ve kimya işkollarında oluştuğuna dikkat çekilen araştırmada, sigortasız işçi çalıştırılan işyerlerindeki kazaların da çok olduğu, bu nedenle denetimlerin sıklaştırılması gerektiği kaydediliyor.

İş kazaları sonucu insanlarımız hayatını kaybederken, birçok sorunu da beraberinde getiriyor.  

Ülkemizde ve şehrimizde nerede olursa olsun iş kazaları ve sonuçlarını bir yenisi oluncaya kadar unutmaya devam ediyoruz. Yeniden gündeme taşıyoruz. Sadece konuşmaktan öteye gidemiyoruz. 

Son 6 ay içinde iş kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 400’e yaklaşırken, yaralıların sayısı ise binin üzerindedir. Ne yazık ki, Türkiye bu rakamlarla iş kazalarında Avrupa’da birinci olmakla beraber dünyada da 3. sıradadır. Bunun karşısında hükümet ve iş kazalarının sorumluları iş güvenliği konusunda gerekli olan hassasiyeti yeterince gösteremiyor.

Meclis’teki partiler zorunlu hale gelen yasal düzenlemeleri bile hayata geçirmemekte.

Peki bu iş kazalarının bedelini ve sonuçlarının hesabını kim verecektir. Tabi ki burada herkese bir sorumluluk düşüyor. Gerekli tedbirleri almazsak ve yeterince önem vermezsek iş kazaları konusundaki sabıkamız sürmeye devam edecek

 


 

İş Güvenliğinde Devlet Teşviki Başlıyor

İş sağlığı ve güvenliği kanunu ile ondan az çalışanı bulunan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine devlet tarafından iş sağlığı ve güvenliği desteği verilecek. Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunan işyerlerinden az tehlikeli sınıfta yer alanların bu  destekten  faydalanmasına karar verebilecek. İş güvenliği teşvikinin giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun iş sağlığı ve güvenliği teşvikini düzenleyen hükümleri 30.06.2013 tarihinde yürürlüğe girecek. Teşvikin nasıl uygulanacağı ve teşvik uygulanacak işyerlerinin özellikleri gibi kriterler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek. Söz konusu yönetmelik henüz yayınlanmadı. İş sağlığı ve güvenliği teşvikinin uygulanmasında on sayısının istismar edilmemesi ve teşvikin amacına uygun kullanılabilmesi için bazı düzenlemelerin yapılmasında fayda var. Bu düzenlemelerin başında makine teşviki, iş sağlığı  ve güvenliği düzenlemesinin yeniden gözden geçirilmesi geliyor.

MAKİNE TEŞVİĞİ

 İş  güvenliği teşvikinin amacı işyerinde iş kazası ve meslek hastalığının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının sağlanmasıdır. İş güvenliği teşvikinde  işyerinde kullanılan makine ve teçhizatın  yenilenmesinin sağlanması amaç edinilmelidir. Örneğin hurda araçlara getirilen teşviklerin bir benzeri  belirli bir süre kullanılmış makine ve teçhizatlar içinde getirilebilir.

İŞ SAĞLIĞI TEŞVİĞİ

İş sağlığı ve güvenliği kanununa göre işyerlerinde kademeli olarak işyeri hekimi çalıştırılacak yada bu hizmet satın alınacak. İşyeri hekimliği uygulaması mevcut durumuyla kamuda doktor açığını gündeme getirecektir. Ülkemizde toplum sağlığı merkezleri işyeri hekimliği hizmetlerini bedava olarak 10'dan az çalışanı olan yerlere yada 50'den az çalışanı olan yerlere verebilir.  50'den çok işçi çalışan yerlerde  ise işyeri hekimliği uygulamasına devam edilebilir. Burada yapılması gereken toplum sağlığı merkezlerinde görev yapan doktorların  iş sağlığı yönünden  eğitilmelerinin sağlanması. Bunun sonucu olarak da  sanayinin yoğun olduğu yerlerde toplum sağlığı merkezlerinin yaygınlaştırılması. Bu hizmetin toplum sağlığı merkezleri tarafından verilmesi halinde devletin teşviki sağlanmış olacak ve bütçesi açık veren  Sosyal Güvenlik Kurumu bu teşvikten dolayı herhangi bir iş sağlığı teşviki ödemesinde bulunmayacak yada az bulunacaktır.

APARTMANDA  TEŞVİK

Apartmanlara iş güvenliği hizmetini belediyelerde görev yapan  mühendislerin iş güvenliği eğitiminden sonra ücretsiz vermesi konusunda düzenlemeler yapılmalıdır. Apartmanlarda iş sağlığı hizmetlerini de toplum sağlığı merkezleri vermelidir.  Apartmanlarda oturan yöneticiden kat maliklerine kadar herkes  iş sağlığı ve güvenliği hizmetini nasıl yapacaklarını önlerinde yaklaşık bir yıllık bir süre olmasına rağmen bugünden düşünmeye başladılar. Bu alanda  yasal  bir düzenlemeye ihtiyaç var. Aksi halde apartmanlarda oturan milyonlarca insan çeşitli sıkıntılar yaşayabilir.


Mesleki eğitim zorunluluğu

Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi de, yeterli sayıda ve nitelikte mesleki eğitim almış personel temininde yaşanan güçlüklerdir. İşte bu nedenle mesleki eğitim aldırılmasına ve mesleki eğitim almış personel çalıştırılmasına önem verilmeye başlanmıştır.

Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çıkarılan Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik 13 Temmuz 2013 tarih ve 28706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 13 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre belirlenen tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışanların mesleki eğitimlerinin usul ve esasları düzenlenmiştir. Yönetmeliğin ekinde (Ek-1)’deki çizelgede yer alan işlerde çalışacakların, işe alınmadan önce, mesleki eğitime tabi tutulmaları zorunludur.

İşyerinde yapılan işler, asıl iş itibariyle tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında yer almakla birlikte, çalışanın yaptığı iş Ek-1 çizelgede belirtilen işler dışında ise, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesi kapsamında mesleki eğitim alma zorunluluğu aranmaz.

Ek-1 çizelgede yer alan işlerde fiilen çalıştırılacakların, yaptığı işe uygun aşağıda belirtilen belgelerden birisine sahip olmaları zorunludur:

a) 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre verilen diploma, bitirme belgesi, yetki belgesi, sertifika, bağımsız işyeri açma belgesi, kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerinden birisi,

b) 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre mesleki eğitim kursları veya mesleki eğitim modülü/kursları ile eşit süreli olmak koşuluyla işbaşı eğitim programları sonucu alınan belgeler,

c) Millî Eğitim Bakanlığı veya Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurumlarca verilen operatör belgesi ve sürücü belgesi,

ç) 11/7/2002 tarihli ve 24812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Patlayıcı Madde Ateşleyici Yeterlilik Belgesinin Verilmesi Esas ve Usullerinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında alınan ateşleyici yeterlilik belgesi,

d) Kuruluş kanunlarında veya ilgili kanunlarca yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen eğitim faaliyetleri sonucunda verilen belgeler,

e) Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilgili biriminin onayının alınması şartıyla; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, eğitim amaçlı faaliyet gösteren vakıf ve dernekler, işçi ve işveren kuruluşları ile bünyelerinde kurulu iktisadi işletmeler, işçi ve işveren kuruluşları tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş eğitim amaçlı şirketler ve işveren tarafından düzenlenen eğitim faaliyetleri sonucunda verilen belgeler,

f) Uluslararası kurum ve kuruluşlardan alınan ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından denkliği sağlanan belgeler,

g) 30/12/2008 tarihli ve 27096 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Meslekî Yeterlilik, Sınav ve Belgelendirme Yönetmeliği kapsamında verilen meslekî yeterlilik belgeleri,

Yönetmelik kapsamına giren işlerde 1/1/2013 tarihinden önce işe alındığına dair Sosyal Güvenlik Kurumuna ait kayıtlar esas alınarak 1/1/2013 tarihinden önce çalışmaya başlayanlara Millî Eğitim Bakanlığı ile birinci fıkranın (d) bendinde sayılan kurum ve kuruluşlar arasında yapılacak protokoller çerçevesinde verilecek en az 32 saatlik eğitim modüllerinden geçirilerek alınan eğitimler sonucu düzenlenecek belgelere sahip olanlar bu Yönetmelik kapsamında mesleki eğitim almış olarak kabul edilir.

4857 sayılı İş Kanunu’na göre istihdam edilecekler hariç olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacaklar için gerekli olan mesleki eğitim belgeleri kurum ve kuruluşlarca önceden belirlenir ve işe alımlar bu esaslar da göz önünde bulundurularak yapılır.

Ek-1 çizelgede yer alan işlerde çalıştırılacakların yapılan işe uygun mesleki eğitim belgesi olarak diploma, sertifika veya belgelerinin bulunup bulunmadığı hususu, bakanlık iş müfettişleri tarafından denetlenir.

İşverenler, bu yönetmelik kapsamında yer alan işlerde çalıştırılacakların mesleki eğitim belgelerinin bir örneğini özlük dosyalarında saklamaları ve istendiğinde yetkili memurlara göstermeleri gerekiyor.

4857 sayılı İş Kanunu’nun mülga 85’inci maddesi kapsamında 31/5/2009 tarihli ve 27244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalıştırılacak İşçilerin Mesleki Eğitimlerine Dair Tebliğe göre alınan mesleki eğitim belgeleri bu yönetmelik kapsamında da geçerli sayılmaktadır.

 


 

Yaklaşık 20 bin iş güvenliği uzmanına ihtiyaç duyuluyor


Birlik İş Güvenliği Enerji İşçi ve Çevre Sağlığı Eğitim Araştırma Derneği (BİR-DER) Başkanı Abdullah Bozkır, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, Türkiye'de halen yaklaşık 20 bin iş güvenliği uzmanına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

 
Bozkır, toplam 1.4 milyon işyerinin bulunduğu Türkiye'de 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre bugün itibarı ile C sınıfı iş güvenliği uzmanı ihtiyacının 6 bin, B sınıfı iş güvenliği uzmanı ihtiyacının 6 bin, ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı ihtiyacının da 7 bin olduğunu açıkladı.
 
Yapılan araştırmalara göre eğitim kurumlarından kurs alanların yüzde 25'inin hala kamu kurumlarında devlet memuru olarak çalıştığına dikkat çeken Bozkır, bu kişilerin de aktif iş güvenliği uzmanlığı yapmadığını hatırlattı.
 
1 Ocak 2014'ten itibaren tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan 50'nin altında çalışanı olan işyerleri içinde işyeri hekimi ve iş güvenlik uzmanlığı sözleşmesi yapılması zorunluluğu geldiğini belirten Bozkır, "Bu da hükümeti ciddi ve radikal kararlar almaya zorlanıyor. Kaldı ki daha önce söz konusu işyerleri ile ilgi hükümler ertelenmişti ve ikinci bir ertelemenin kanunu işlevselliğini ve güvenilirliğini olumsuz etkileyeceği kaçınılmaz. Elde edilen verilere ve gidişata bakılırsa işyeri hekimi ve iş güvenlik uzmanı ihtiyacı ciddi oranda artış görünecektir. Kamuda çalışan iş güvenlik uzmanlığı belgesine sahip olan memurlarında dışarıda uzmanlık yapmalarının önünün açılması durumunda iş güvenlik uzmanlığı ihtiyacının giderilmesine önemli ölçüde katkıda bulunacağı kanaatindeyiz." dedi.

İşverenler 1 Ocak tarihine hazır mı?


Çalışma hayatında yaşanan iş kazaları, meslek hastalıkları gibi riskleri en aza indirme amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girdi. Bu kanunla birlikte “bir işçi çalıştıran işyerlerine bile” iş sağlığı ve güvenliği konusunda doktor, yardımcı sağlık elemanı ve iş güvenliği uzmanından hizmet alma yükümlülüğü getirildi.

Ancak bu yükümlülükle ilgili olarak işverenlerin yürüttükleri işin niteliği ve çalıştırdıkları işçi sayısına göre kademeli başlangıç süreleri de belirlendi. Buna göre;

- 50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri 30 Aralık 2012 tarihinden itibaren,

- 50’den az çalışanı olup, işyerleri çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta bulunan işyerleri 1 Ocak 2014’tenitibaren,

- Bunların dışında bulunan diğer işyerleri de 1 Temmuz 2016’dan itibaren iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak zorunda olacaklar.

Dolayısıyla 50 ve üzeri işçi çalıştıran işyerleri için bu yükümlülük 30 Aralık 2012 tarihinden bu yana uygulanmakta iken, 50’den az çalışanı olup, işyerleri çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta bulunan işyerleri de 1 Ocak 2014’ten itibaren işyeri hekimi, yardımcı sağlık elemanı ve iş güvenliği uzmanından hizmet alacaklardır.

Fakat bu hizmeti almadan önce işverenlerin işyerlerinde risk değerlendirmesini yaptırmaları, acil durum planı hazırlatmaları, çalışan temsilcilerini seçmeleri ve çalışanlarına iş güvenliği ile ilgili eğitim verdirmeleri de gerekmektedir.

İşyeriniz hangi iş kolu sınıfında?

İşyerlerinde 50’den az çalışanı olup, tehlikeli sınıfta olup olmadığını merak eden işverenlerimiz vardır. Bu durumda olan işverenler, işyerlerinin NACE kodundan yaptıkları işin çok tehlikeli, tehlikeli veya az tehlikeli olup olmadığını öğrenebilirler. 6 haneden oluşan bu kodu bilmeyen işverenler faaliyetlerinin ne olduğunu işyeri sigorta sicil numarasına bakarak bulabilirler. 

Örneğin 2 4622 111111 034 05-11 şeklindeki sicil numarasında “4622” yapılan iş kolunu ifade etmektedir. 4622 koduna işyeri tehlike sınıfları listesinden bakıldığında “çiçeklerin ve bitkilerin toptan ticareti” faaliyeti olduğu görülecektir. 4622 iş kolunun altında da ilgili iş kodunun farklı kolları mevcuttur. İşyerinde örneğin “çiçek, bitki toptan ticareti işi yapılıyor” ise az tehlikeli, “canlı hayvanların toptan ticareti” işi yapılıyor ise tehlikeli sınıfta yer aldığını söz konusu listeden görebilmek mümkündür.

İş güvenliği ile ilgili hizmet alınmazsa ne olur?

İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsama girip, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırmamanın cezası ayrı ayrı 5.390 TL’dir. 

Ayrıca çalıştırılmayan her ay için de işyerlerine 5.390 TL ceza uygulanacaktır. Yardımcı sağlık personeli (hemşire, sağlık memuru, acil tıp teknisyeni vb.) çalıştırmamanın cezası ise 2.695 TL’dir. Örneğin işyerinde 6 ay hekim, uzman ve yardımcı personelden iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almayan işverenlere, bu durumun tespit edilmesi halinde 81,000 TL idari para cezası uygulanacaktır.

Görüldüğü üzere işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almayan işverenleri ağır cezalar beklemektedir. Yeni yıla yaklaşık 25 gün gibi bir süre kaldığından işyerleri çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta olan işverenlerin ellerini çabuk tutmaları ve çalışanları için iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almaları gerekmektedir.


Tarım ve sanayide 10 kişi çalıştırana iş güvenliği hizmeti ücretsiz oluyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı anlaştı. Bundan böyle ‘baklagil, şeker pancarı ve tohum yetiştirmek, balıkçılık ve makine imalatı’ gibi ‘tehlikeli’ ve ‘madencilik, doğalgaz ve petrol çıkarımı, mermer ocağı, elmas madenciliği’ gibi çok tehlikeli sınıflarda 10 ve altı işçi çalıştıran işletmelere devlet, 1 Ocak 2014’ten itibaren ücretsiz iş güvenliği hizmeti verecek. Yeni düzenlemeye göre; Halk Sağlık Müdürlükleri bünyesinde hizmet veren toplum sağlığı merkezlerinde görevlendirilecek iş güvenliği uzmanları, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta faaliyet gösteren 10 ve altında işçi çalıştıran işletmelere ücretsiz hizmet verecek.

Birlik İş Güvenliği Enerji İşçi ve Çevre Sağlığı Eğitim Araştırma Derneği (BİR-DER) Başkanı Abdullah Bozkır, 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6., 7. Ve 8’inci maddelerinin; iş sağlığı güvenliği hizmetlerinde görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve diğer sağlık personeli ne ilişkin hükümleri içerdiğini söyledi. 1 Ocak 2014’ten itibaren 50’nin altında çalışanı olan ve tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ile sözleşme yapmak zorunda olduğuna işaret eden BİR-DER Başkanı Bozkır, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflarda 10 ve altında işçi çalıştıran işyerlerine yönelik yeni bir düzenleme getirildiğini açıkladı. Bozkır şunları kaydetti: “10’nun altında çalışanı bulunan ve tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler için 6331 Sayılı Kanun’un 7’inci maddesinde ‘İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için, Bakanlıkça aşağıdaki şartlarla destek sağlanabilir, kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir’ ifadesi yer alıyor. Böylece, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları esas alınarak yapılacak olan desteğe yönelik ciddi bir adım atıldı. 22 Ağustos 2013’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan ‘İş Sağlığı ve Güvenliği İşbirliği Protokolü’ 1 Ocak 2014’te devreye giriyor. Yeni yıldan itibaren 10’dan az çalışanı bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan mikro işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri Halk Sağlığı Müdürlüklerine bağlı Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) tarafından sağlanması karara bağlandı.”BU HİZMETİ NASIL DERECEKLER?Abdullah Bozkır, Halk Sağlığı Müdürlüklerine gönderilen yazıda, illerde 10 ve altında çalışanı olan işletmelerin tespit edilmesinin istendiğini söyledi. TSM bünyesinde görevlendirilecek iş güverliği uzmanlarının 10 ve altındaki tehlikeli ve çok tehlikeli işletmelere ücretsiz hizmet vereceğine dikkat çeken Bozkır, “Bunlar, hoş gelen sözler talimatlar ancak bu hizmeti hangi personelle yapılacak? Orası biraz karışık. Bizim öngörümüz; bu işi yapacak ne işyeri hekimi ne de iş güvenliği uzamanı var. Protokolün 5’inci maddesinde, ‘İş güvenliği hizmetlerinin yürütülmesi için , 6331 sayılı Kanunun geçici 4. Maddesine göre iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi, bu şartlara haiz personel bulunmaması halinde diğer kurumlardan görevlendirme yoluyla ya da hizmet satın alınması yoluyla bu hizmetin yürütülmesi.’ İfadesi var. Bu kapsamdaki bir organizasyonu yapacak uzmanı nasıl istihdam edecek orası muamma gibi gözüküyor” diye konuştu.


İş güvenliği uzmanında süre kısaldı

İş güvenliği uzmanı çalışma zorunluluğu yılbaşından itibaren başlıyor. Ancak belgeli olanların kendi özel kurslarını açması ve yüksek ücret beklentisi patronları tedirgin etti. Endişeleri haklı bulan Çalışma Bakanlığı, yeni bir yönetmelik yayımladı: Uzmanların çalışma süreleri kısalıyor.

Yılbaşından itibaren çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan bütün işyerleriyle 50 ve daha fazla çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve yardımcı sağlık personeli istihdam etmek zorunda. Bu tarihe kadar yapılması gereken sadece bir sınav kaldı. Uzman sayısını bu tarihe kadar artırmak çok da mümkün değil. İş güvenliği uzmanlığına talebi karşılayabilmek için çalışma süreleri azaltıldı.
Önceki yönetmeliğe göre az tehlikeli sınıfta toplam çalışan başına ayda en az 10 dakika, tehlikeli sınıfta 15 dakika ve çok tehlikeli sınıfta en az 20 dakika iş güvenliği uzmanı çalıştırılması gerekiyordu. 

Yönetmelikte yapılan değişiklikle bu süreler kısaltıldı. Yeni düzenlemeye göre; az tehlikeli sınıf en az 6 dakika, tehlikeli sınıfta en az 8 dakika ve çok tehlikeli sınıfta en az 12 dakika uzman hizmeti alınması gerekecek. Yani yönetmelikteki değişiklik öncesinde 60 çalışanı bulunan bir süpermarket, ayda 10 saat iş güvenliği uzmanı çalıştırmak zorundayken, bu süre 6 saate indirildi. Bu sayede iş güvenliği uzmanı için yüksek miktarlar ödemek zorunda kalan işverenlerin maliyetlerinin de azalacağı hesabı yapılabilir.

 


 

6331 No'lu yasa gereği Bilgilendirilme;

  • İş güvenliği uzmanı çalıştırılmaması halinde, 2013 yılında 5.390 TL/ her ay (aykırılığın devamı halinde),
  • İşyeri hekimi çalıştırılmaması halinde, 2013 yılında 5.390 TL/ her ay (aykırılığın devamı halinde),
  • Diğer sağlık personeli çalıştırılmaması halinde, 2013 yılında 2.695TL/ her ay (aykırılığın devamı halinde),
  • Risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak, (Risk değerlendirmesi yapmama veya yaptırmama halinde (Aykırılığın devamı halinde) 2013 yılında 4.851 TL/ her ay),
  • Acil eylem planı yapmak, (Acil durumları belirlememek, acil durumlar için tedbir almamak, acil durum planlarını hazırlamamak, destek elemanı görevlendirmemek, araç gereç sağlamamak, acil durumlarda işyeri dışındaki kuruluşla irtibatı sağlayacak düzenlemeyi yapmama halinde (her yükümlülük için ve aykırılığın devamı halinde) 2013 yılında 1.078 TL/ her ay),
  • Çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi, (İş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmeyen her çalışan için 2013 yılında 1.078 TL)
  • Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanlara mesleki eğitim verilmesi, (Mesleki eğitim aldırılmayan her çalışan için 2013 yılında 1.078 TL)
  • 50 ve daha fazla işçi çalışan işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurulması, (İş sağlığı ve güvenliği kurulunu oluşturmamak, alt işverenin bulunduğu hallerde uygun kurulu oluşturmamak, kurullar arasında koordinasyonu sağlamaması halinde 2013 yılında 2.156 TL / her aykırılık için)
  • Çalışan temsilcisi atanması/seçilmesi, (İşyerinin değişik bölümlerindeki riskler ve çalışan sayılarına göre çalışan temsilcileri görevlendirilmemesi 1.078 TL),
gibi yükümlülükler ve buna uyulmaması halinde uygulanacak idari para cezaları getirilmiştir.

 


 

ÇSGB artık SGK vasıtası ile Risk Analizini İşyerlerinden İsteyebilecek

Saygıdeğer İşverenler ÇSGB artık SGK vasıtası ile Risk Analizini İşyerlerinden İsteyebilecek: Bakanlık iş müfettişlerinin mevzuatları gereği işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı yönünde düzenlemek zorunda oldukları denetim raporlarından, sigortalının meslekle kazanma gücü kayıp oranının tespiti için gerekli ortam analiz raporlarının, risk değerlendirme raporlarından iş kazası ve meslek hastalığı vakaları ile ilgili olanların, ilgili birimlerce Kurum sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine gönderilmesi gerekecek. 

Meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespiti için gerekli olan; risk durumlarına göre yıllık, altı ayda bir veya daha kısa sürelerde düzenlenmesi zorunlu işyeri ortam analizlerinin, risk analizlerinin ya da işyerine ait çalışma ortamı ile ilgili diğer bilgilerin yer aldığı iş güvenliği uzmanları veya iş müfettişleri tarafından düzenlen raporların sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerine gönderilmemesi durumunda, söz konusu ortam analizi raporları veya risk değerlendirmesi raporları, Kurum tarafından işverenlerden veya çalışma bölge müdürlüklerinin yerini alan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerinden yazıyla istenecek.

 

 

 


 

 


 

RİSK ANALİZİ YAPTIRDINIZ MI?

İSTER APARTMAN, İSTER TOPLU KONUT SİTESİ, İSTER TEK İŞÇİ ÇALIŞANI OLAN BİR İŞYERİ OLSUN;  Bakkal, Market, Mobilya İmalatcısı, Hırdavatcı, Muhasebe Bürüları, Avukatlık Büroları, Mimar-Mühendis, Kuaför, Berber, Tamirci gibi hiçbir ayırım yapılmaksızın; İşçi Çalıştıran bütün işyerleri, "RİSK ANALİZİ", "ÇALIŞANLARIN EĞİTİMİ", "ÇALIŞANLARIN SAĞLIK KONTROLÜ", "ACİL EYLEM PLANI"  gibi tedbirleri 01.01.2013 tarihi itibariyle almak durumundadır. Bu maddelerle ilgi her hangi bir erteleme yoktur. Tüm İşçi çalıştıran işyerleri 01.02.2013 tarihi itibariyle bir hayli yüksek para cezaları ile karşı karşıyadır. CEZALAR GERİYE DÖNÜK ve UYULMAYAN AY SAYISI İLE ÇARPILARAK KESİLECEKTİR.

Tedbirlerinizi gecikmeden alın.

UZMAN ÇALIŞTIRMA TARİHLERİNDE ERTELEME !

6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) 6 ve 7 nci (Devamlı uzman çalıştırma mecburiyeti ile igili) maddeleri;
1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50′den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde,
2) 50′den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,
3) Diğer (50 den fazla çalışanı olan )işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,”

HER AY UZMAN GÖREVLENDİRECEK,

Risk Analizi, Acil Eylem Planı, Çalışanların Eğitimi, Çalışanların Sağlık Kontrolü gibi işlemler Ertelenmemiş olup, Bu işlemler ivedilikle yaptırılması gerekmektedir.

 



 



GEÇERSİZ-SAHTE RİSK ANALİZLERİNE DİKKAT!!!

 

YETKİLİ YETKİSİZ BİR KISIM KİŞİ YA DA KURULUŞLARCA;BİR KISIM İŞYERİNE "RİSK ANALİZİ" ADI ALTINDA DAĞITILAN VE AYNI MAHİYETTE OLAN VE  TESLİM EDİLEN BU TABLOLARA ANALİZ SÜSÜ VEREREK İŞYERLERİNİ YANILTIKLARINI, İŞVERENLERİ ZARARA UĞRATTIKLARINI ÖĞRENMİŞ BULUNUYORUZ. İŞYERLERİNİ BURADAN UYARIYORUZ. ADI GEÇEN SÖZ KONUSU ŞAHISLARIN, BU KAĞIT PARÇALARI ÇSG SİTESİNDEN ALDIKLARI ÖRNEK ANALİZLERİ, ESNAFA RİSK ANALİZİ DİYE SATTIKLARINI TESPİT ETTİK. ÖZELLİKLE NOTERLERE, AVUKATLARA, KUYUMCULAR İLE KÜÇÜK ESNAFA DAĞITILAN BU KAĞIT PARÇALARININ HİÇBİR RESMİ İÇERİĞİ OLMAYIP, BUNU SATIN ALAN İŞVERENİ DE BU DURUM KURTARMAYACAKTIR.

BİLGİYİ DOĞRU YERDEN VE UZMANINDAN ALINIZ,

DOĞU İSG HER KONUDA SİZİ UZMANLARI İLE AYDINLATACAKTIR.


GEÇMİŞTEN ÇEŞİTLİ İŞ KAZASI HABERLERİ